higher kelimesinin Türkçe anlamı

higher İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

higher

US /ˈhaɪ.ɚ/
UK /ˈhaɪ.ər/

Sıfat

1.

daha yüksek

of greater height; taller

Örnek:
The mountain is much higher than the hill.
Dağ, tepeden çok daha yüksek.
She jumped higher than anyone else.
Herkesten daha yüksek zıpladı.
2.

daha yüksek, daha önemli

of greater rank or importance

Örnek:
He holds a higher position in the company.
Şirkette daha yüksek bir pozisyonda bulunuyor.
We need to achieve higher standards.
Daha yüksek standartlara ulaşmamız gerekiyor.

Zarf

daha yüksek

at or to a more elevated position

Örnek:
Fly higher, little bird.
Daha yüksek uç, küçük kuş.
He aimed higher with his shot.
Atışında daha yüksek hedef aldı.