fusing kelimesinin Türkçe anlamı
fusing İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
fusing
US /ˈfjuːzɪŋ/
UK /ˈfjuːzɪŋ/
Fiil
1.
birleştirmek, kaynaştırmak, eritmek
joining or blending to form a single entity
Örnek:
•
The two companies are fusing their operations to create a stronger market presence.
İki şirket, daha güçlü bir pazar varlığı oluşturmak için operasyonlarını birleştiriyor.
•
The artist is known for fusing traditional and modern styles in her work.
Sanatçı, eserlerinde geleneksel ve modern tarzları birleştirmesiyle tanınıyor.
2.
erimek, kaynaşmak
melting or becoming liquid through heat
Örnek:
•
The intense heat caused the metal to start fusing.
Yoğun ısı, metalin erimeye başlamasına neden oldu.
•
The glass pieces were carefully heated until they were fusing together.
Cam parçaları, birleşene kadar dikkatlice ısıtıldı.
İlgili Kelime: