fossilized kelimesinin Türkçe anlamı

fossilized İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

fossilized

US /ˈfɑː.səl.aɪzd/
UK /ˈfɒs.ɪ.laɪzd/

Sıfat

1.

fosilleşmiş, taşlaşmış

converted into a fossil; preserved in petrified form

Örnek:
They discovered a perfectly preserved fossilized dinosaur bone.
Mükemmel korunmuş fosilleşmiş bir dinozor kemiği keşfettiler.
The museum has a collection of fossilized plants and insects.
Müzede fosilleşmiş bitki ve böcek koleksiyonu bulunmaktadır.
2.

köhneleşmiş, katı, modası geçmiş

rigid or unchanging, especially in a way that is no longer useful or relevant

Örnek:
Their business practices have become so fossilized that they can't adapt to new market trends.
İş uygulamaları o kadar köhneleşmiş ki yeni pazar trendlerine uyum sağlayamıyorlar.
He held onto fossilized ideas about gender roles.
Cinsiyet rolleri hakkındaki köhneleşmiş fikirlere sıkıca tutunuyordu.