divides kelimesinin Türkçe anlamı

divides İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

divides

US /dɪˈvaɪdz/
UK /dɪˈvaɪdz/

Fiil

1.

bölmek, ayırmak

to separate or be separated into parts

Örnek:
The river divides the city into two halves.
Nehir şehri ikiye bölüyor.
A fence divides their property from ours.
Bir çit onların mülkünü bizimkinden ayırıyor.
2.

paylaştırmak, dağıtmak

to share out among a number of people

Örnek:
The profits were divided equally among the partners.
Karlar ortaklar arasında eşit olarak paylaştırıldı.
We need to divide the tasks among the team members.
Görevleri ekip üyeleri arasında paylaştırmamız gerekiyor.
3.

bölmek, ayırmak

to cause disagreement or disunity among people

Örnek:
The issue of immigration often divides public opinion.
Göçmenlik konusu genellikle kamuoyunu bölüyor.
Political differences can deeply divide a nation.
Siyasi farklılıklar bir ulusu derinden bölebilir.
4.

bölmek

to perform the operation of division in arithmetic

Örnek:
When you divide 10 by 2, you get 5.
10'u 2'ye bölerseniz, 5 elde edersiniz.
Can you divide 144 by 12?
144'ü 12'ye bölebilir misin?

İsim

ayrılıklar, farklılıklar

a difference or disagreement between two or more groups, typically producing a split or separation

Örnek:
There are deep political divides in the country.
Ülkede derin siyasi ayrılıklar var.
The economic divides between rich and poor are growing.
Zengin ve fakir arasındaki ekonomik ayrılıklar artıyor.