delinquent kelimesinin Türkçe anlamı

delinquent İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

delinquent

US /dɪˈlɪŋ.kwənt/
UK /dɪˈlɪŋ.kwənt/
"delinquent" picture

Sıfat

gecikmiş, kusurlu, suçlu

failing to do what law or duty requires

Örnek:
The company was found to be delinquent in paying its taxes.
Şirketin vergilerini ödemekte gecikmiş olduğu tespit edildi.
He was delinquent in his duties as a parent.
Ebeveyn olarak görevlerinde kusurluydu.

İsim

suçlu, kabahatli

a person, typically a young person, who is guilty of an offense or misdeed

Örnek:
The police arrested a group of juvenile delinquents.
Polis, bir grup genç suçluyu tutukladı.
He was known as a petty delinquent in his neighborhood.
Mahallesinde küçük bir suçlu olarak biliniyordu.