coddling kelimesinin Türkçe anlamı
coddling İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
coddling
US /ˈkɑd.lɪŋ/
UK /ˈkɒd.lɪŋ/
İsim
şımartma, kayırma
the act of treating someone with excessive care or kindness, often to the point of spoiling them
Örnek:
•
Her constant coddling of her children made them dependent.
Çocuklarını sürekli şımartması onları bağımlı hale getirdi.
•
The politician was criticized for his coddling of big corporations.
Siyasetçi, büyük şirketleri kayırması nedeniyle eleştirildi.
Sıfat
şımartıcı, kayırıcı
treating someone with excessive care or kindness; overprotective
Örnek:
•
She has a very coddling attitude towards her younger brother.
Küçük kardeşine karşı çok şımartıcı bir tavrı var.
•
The school's coddling policies were criticized for not preparing students for the real world.
Okulun şımartıcı politikaları, öğrencileri gerçek dünyaya hazırlamadığı için eleştirildi.
İlgili Kelime: