circulating kelimesinin Türkçe anlamı

circulating İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

circulating

US /ˈsɜːrkjəˌleɪtɪŋ/
UK /ˈsɜːkjəleɪtɪŋ/

Fiil

1.

dolaşmak, devir yapmak

to move continuously through a closed system or area

Örnek:
Blood is constantly circulating through the body.
Kan vücutta sürekli dolaşıyor.
Air circulating through the vents keeps the room cool.
Havalandırma deliklerinden dolaşan hava odayı serin tutar.
2.

dolaşmak, yayılmak

to pass from person to person or place to place

Örnek:
Rumors about the new policy are circulating rapidly.
Yeni politika hakkındaki söylentiler hızla dolaşıyor.
The magazine is circulating among subscribers.
Dergi aboneler arasında dolaşıyor.

Sıfat

dolaşımda olan, mevcut

currently in use or available

Örnek:
There are many old coins still circulating in the market.
Piyasada hala birçok eski madeni para dolaşımda.
The new edition of the book is now circulating.
Kitabın yeni baskısı şimdi dolaşımda.