"called out" kelimesinin Türkçe anlamı
"called out" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
called out
US /ˈkɔːld aʊt/
UK /ˈkɔːld aʊt/
Deyimsel Fiil
1.
seslenmek, bağırmak
to shout or say something loudly
Örnek:
•
She called out his name from across the street.
Sokağın karşısından onun adını seslendi.
•
The teacher called out the students' names for attendance.
Öğretmen yoklama için öğrencilerin isimlerini okudu.
2.
eleştirmek, dile getirmek
to criticize someone publicly or draw attention to their bad behavior
Örnek:
•
The journalist called out the politician for his false promises.
Gazeteci, politikacıyı yanlış vaatleri nedeniyle eleştirdi.
•
It's important to call out injustice when you see it.
Haksızlığı gördüğünüzde dile getirmek önemlidir.
3.
çağırmak, göreve çağırmak
to order someone to come to a particular place, especially in an emergency
Örnek:
•
Firefighters were called out to extinguish the blaze.
İtfaiyeciler yangını söndürmek için çağrıldı.
•
A rescue team was called out to search for the missing hikers.
Kayıp yürüyüşçüleri aramak için bir kurtarma ekibi çağrıldı.