burning kelimesinin Türkçe anlamı

burning İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

burning

US /ˈbɝː.nɪŋ/
UK /ˈbɜː.nɪŋ/

Sıfat

1.

yanan, yakıcı

on fire; alight

Örnek:
The house was burning fiercely.
Ev şiddetle yanıyordu.
He felt a burning sensation in his throat.
Boğazında yanma hissi vardı.
2.

yakıcı, yoğun

very strong or intense

Örnek:
She had a burning desire to succeed.
Başarıya karşı yakıcı bir arzusu vardı.
The issue became a burning topic of debate.
Konu yakıcı bir tartışma konusu haline geldi.

İsim

yanma

the process of combustion

Örnek:
The burning of fossil fuels releases carbon dioxide.
Fosil yakıtların yanması karbondioksit salgılar.
The controlled burning of agricultural waste can improve soil quality.
Tarım atıklarının kontrollü yakılması toprak kalitesini artırabilir.