burdens kelimesinin Türkçe anlamı
burdens İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
burdens
US /ˈbɜːrdənz/
UK /ˈbɜːdnz/
Çoğul İsim
1.
yükler, ağırlıklar
heavy loads, especially ones that are difficult to carry
Örnek:
•
The donkeys carried heavy burdens up the mountain.
Eşekler dağa ağır yükler taşıdı.
•
She helped him carry his burdens to the car.
Onun yüklerini arabaya taşımasına yardım etti.
2.
yükler, sorumluluklar, zorluklar
responsibilities or difficulties that cause worry or hardship
Örnek:
•
He carried the burdens of his family on his shoulders.
Ailesinin yüklerini omuzlarında taşıdı.
•
The new manager inherited many financial burdens.
Yeni yönetici birçok mali yük devraldı.
Fiil
yüklemek, ağırlaştırmak
to cause someone to have a heavy load or responsibility
Örnek:
•
Don't burden yourself with too many tasks.
Kendini çok fazla görevle yükleme.
•
His illness burdens his family financially.
Hastalığı ailesine maddi olarak yük oluyor.