buoys kelimesinin Türkçe anlamı
buoys İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
buoys
US /buːiz/
UK /buːiz/
Çoğul İsim
şamandıralar
an anchored float serving as a navigation mark, to show reefs or other hazards, or for mooring
Örnek:
•
The ship navigated carefully between the red and green buoys.
Gemi, kırmızı ve yeşil şamandıralar arasında dikkatlice seyretti.
•
Divers attached ropes to the underwater wreckage, marking its location with surface buoys.
Dalgıçlar su altındaki enkazlara halatlar bağlayarak konumunu yüzey şamandıraları ile işaretlediler.
Fiil
1.
yüzdürmek, desteklemek
keep (someone or something) afloat
Örnek:
•
Life jackets are designed to buoy people in the water.
Can yelekleri insanları suda yüzdürmek için tasarlanmıştır.
•
The inflatable raft was able to buoy all three passengers.
Şişme sal, üç yolcuyu da yüzdürebildi.
2.
moralini yükseltmek, cesaretlendirmek
make (someone) feel cheerful or confident
Örnek:
•
The good news helped to buoy her spirits.
İyi haberler moralini yükseltmeye yardımcı oldu.
•
His confidence was buoyed by the positive feedback.
Pozitif geri bildirimlerle özgüveni arttı.