buoy kelimesinin Türkçe anlamı
buoy İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
buoy
US /bɔɪ/
UK /bɔɪ/
İsim
şamandıra
an anchored float serving as a navigation mark, to show reefs or other hazards, or for mooring
Örnek:
•
The boat was tied to a mooring buoy.
Tekne bir bağlama şamandırasına bağlıydı.
•
Navigational buoys guide ships through safe channels.
Seyir şamandıraları gemileri güvenli kanallardan yönlendirir.
Fiil
1.
yüzdürmek, desteklemek
keep (someone or something) afloat
Örnek:
•
The life jacket helped to buoy him up in the water.
Can yeleği, suda yüzmesini sağladı.
•
The strong current could not buoy the heavy log.
Güçlü akıntı ağır kütüğü yüzdürememişti.
2.
moral vermek, cesaretlendirmek
make (someone) feel more cheerful or confident
Örnek:
•
Her kind words helped to buoy his spirits.
Nazik sözleri onun moralini yükseltmeye yardımcı oldu.
•
The good news buoyed the team's hopes.
İyi haberler takımın umutlarını artırdı.