blazing kelimesinin Türkçe anlamı

blazing İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

blazing

US /ˈbleɪ.zɪŋ/
UK /ˈbleɪ.zɪŋ/

Sıfat

1.

alev alev yanan, kavurucu, parlak

burning brightly and fiercely

Örnek:
The sun was blazing down on us.
Güneş üzerimize kavurucu bir şekilde parlıyordu.
A blazing fire lit up the night sky.
Alev alev yanan bir ateş gece gökyüzünü aydınlattı.
2.

kavurucu, yakıcı

very hot

Örnek:
It was a blazing hot day.
Kavurucu sıcak bir gündü.
The desert sun was blazing.
Çöl güneşi kavuruyordu.
3.

muazzam, muhteşem, çok hızlı

very fast or impressive

Örnek:
He ran at a blazing speed.
Muazzam bir hızla koştu.
The team made a blazing start to the season.
Takım sezona muhteşem bir başlangıç yaptı.