balancing kelimesinin Türkçe anlamı
balancing İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
balancing
US /ˈbæl.ən.sɪŋ/
UK /ˈbæl.ən.sɪŋ/
İsim
dengeleme, denge
the act of maintaining equilibrium or stability
Örnek:
•
The tightrope walker's incredible balancing act amazed the crowd.
İp cambazının inanılmaz dengeleme gösterisi kalabalığı hayran bıraktı.
•
She spent hours on the balancing of her budget.
Bütçesini dengelemek için saatler harcadı.
Sıfat
dengeleyici, istikrarlı
maintaining equilibrium; stable
Örnek:
•
A good diet is essential for a balancing lifestyle.
İyi bir diyet, dengeli bir yaşam tarzı için hayati öneme sahiptir.
•
He has a very balancing personality, always calm and composed.
Çok dengeli bir kişiliğe sahip, her zaman sakin ve soğukkanlı.