backseat kelimesinin Türkçe anlamı
backseat İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
backseat
US /ˈbækˈsit/
UK /ˈbæk.siːt/
İsim
1.
arka koltuk
a seat at the back of a vehicle
Örnek:
•
The children were sitting in the backseat of the car.
Çocuklar arabanın arka koltuğunda oturuyorlardı.
•
I left my umbrella on the backseat.
Şemsiyemi arka koltukta bıraktım.
2.
ikinci plan, arka plan
an inferior or less important position
Örnek:
•
His career took a backseat to his family life.
Kariyeri, aile hayatının gerisinde kaldı.
•
I'm tired of taking a backseat in this project.
Bu projede ikinci planda kalmaktan bıktım.
İlgili Kelime: