Karar İçinde Yükümlülük ve Kurallar 1 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Karar' içinde 'Yükümlülük ve Kurallar 1' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(phrasal verb) uymak, riayet etmek
Örnek:
(noun) bağlılık, uyma, yapışma
Örnek:
(phrasal verb) yapışmak, tutunmak, uymak
Örnek:
(noun) yaş sınırı
Örnek:
(noun) başvuru, uygulama, kullanım
Örnek:
(noun) cilt, kapak, şerit;
(adjective) bağlayıcı, zorunlu
Örnek:
(idiom) yürürlüğe koymak, uygulamaya sokmak, geçerli kılmak
Örnek:
(noun) tüzük, yönetmelik
Örnek:
(noun) çevre yolu, bypass, köprüleme;
(verb) pas geçmek, atlamak
Örnek:
(verb) aşmak, atlatmak, kaçınmak
Örnek:
(noun) aşma, kaçınma, dolambaç
Örnek:
(adjective) ikna edici, sürükleyici, zorlayıcı
Örnek:
(noun) uyum, itaat, uyumluluk
Örnek:
(adjective) uyumlu, itaatkar, esnek
Örnek:
(adjective) zorunlu, mecburi
Örnek:
(noun) durum, hal, koşul;
(verb) koşullandırmak, hazırlamak
Örnek:
(noun) uygunluk, uyum
Örnek:
(verb) aykırı gelmek, ihlal etmek, karşı gelmek
Örnek:
(noun) ihlâl, aykırılık, karşı gelme
Örnek:
(adjective) kontrollü, denetimli, sakin;
(past participle) kontrol etti, yönetti
Örnek:
(noun) varsayılan, varsayılan ayar, temerrüt;
(verb) temerrüde düşmek, ihmal etmek
Örnek:
(verb) karşı gelmek, meydan okumak
Örnek:
(verb) serbestleştirmek, düzenlemeleri kaldırmak
Örnek:
(noun) deregülasyon, kuralsızlaştırma
Örnek:
(adjective) deregülatif, düzenleyici kısıtlamaları kaldıran
Örnek:
(verb) uymak, itaat etmek
Örnek:
(verb) varsaymak, sanmak, gerekmek
Örnek:
(noun) ihlal, küçümseme, aşağılama
Örnek:
(adjective) uyumsuz, uymayan
Örnek:
(noun) soygun, hırsızlık, alışma
Örnek: