12. Gün - Fabrikada Otomasyon İçinde Temel 2 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'12. Gün - Fabrikada Otomasyon' içinde 'Temel 2' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) giyim hattı, giyim koleksiyonu
Örnek:
(noun) zanaat, el sanatı, tekne;
(verb) işlemek, oluşturmak
Örnek:
(noun) ürün, mahsul, kısa saç kesimi;
(verb) budamak, ekip biçmek, kısa kesmek
Örnek:
(adjective) kavisli, eğri;
(past participle) kavisli, eğri
Örnek:
(noun) bisikletçi
Örnek:
(noun) odun
Örnek:
(noun) demir, ütü;
(verb) ütülemek;
(adjective) demir
Örnek:
(phrasal verb) aramak, bakmak, iyileşmek
Örnek:
(noun) makine, makineler, mekanizma
Örnek:
(phrase) rica ederim, hiç de değil, asla
Örnek:
(phrase) yakınında, uzak olmayan
Örnek:
(noun) bitki, fidan, fabrika;
(verb) ekmek, dikmek, yerleştirmek
Örnek:
(noun) yayın evi, yayın şirketi
Örnek:
(noun) çizik, sıyrık, başlangıç;
(verb) çizmek, kaşımak
Örnek:
(noun) alet kemeri, işçi kemeri
Örnek:
(noun) sulama kabı, suluk
Örnek:
(phrase) bir dizi, birkaç
Örnek:
(phrasal verb) oluşmak, meydana gelmek
Örnek:
(idiom) ile dolu olmak, dolu olmak
Örnek:
(phrase) -den oluşmak, meydana gelmek
Örnek:
(noun) tesis, imkan, donanım
Örnek:
(verb) bağlamak, tutturmak, kapatmak
Örnek:
(adjective) inanılmaz, akıl almaz, olağanüstü
Örnek:
(noun) değişiklik, modifikasyon, uyarlama
Örnek:
(noun) rütbe, derece, sıra;
(verb) sıralamak, derecelendirmek;
(adjective) keskin kokulu, kötü kokulu, gür
Örnek:
(noun) hammadde
Örnek:
(noun) sıkıntı, eksiklik
Örnek:
(adverb) yer altında, gizli, yeraltı;
(noun) metro, yeraltı treni, yeraltı örgütü;
(adjective) yeraltı, alternatif
Örnek: