Gün 07 - Pazarlama Stratejisi (1) İçinde 800 Puan Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Gün 07 - Pazarlama Stratejisi (1)' içinde '800 Puan' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(phrase) bir ekipman parçası, bir alet
Örnek:
(idiom) sonuna kadar, tamamen
Örnek:
(adjective) çekici, cazip, yalvaran
Örnek:
(adverb) hemen, derhal, aynı anda
Örnek:
(adjective) kesin, belirli, açık
Örnek:
(verb) ayırt etmek, fark etmek, ünlü yapmak
Örnek:
(adjective) olağanüstü, sıra dışı, fevkalade
Örnek:
(phrase) için iyi, yararlı, geçerli
Örnek:
(phrase) çiçek açmış, çiçekte
Örnek:
(phrase) hakkında, ile ilgili olarak
Örnek:
(noun) pazar tezgahı, tezgah
Örnek:
(noun) mekanizma, işleyiş
Örnek:
(noun) metropol alanı, büyükşehir bölgesi
Örnek:
(noun) ulusal bayram, resmi tatil
Örnek:
(phrase) tarifeye uygun, zamanında
Örnek:
(phrase) internet üzerinden, internetten
Örnek:
(noun) önizleme, ön gösterim;
(verb) önizlemek, ön gösterim yapmak
Örnek:
(noun) halka açık sergi, kamuoyuna gösterim, toplum önünde gösterme
Örnek:
(phrase) kampanya yürütmek, kampanya yapmak
Örnek:
(phrase) müşteriyle ilgilenmek, müşteriye hizmet etmek
Örnek:
(noun) eş, karı, koca;
(verb) evlenmek, eş olmak
Örnek:
(adverb) baş aşağı, altüst;
(adjective) ters, baş aşağı
Örnek:
(noun) otomat, satış makinesi
Örnek:
(adjective) görünür, belli, belirgin
Örnek:
(phrase) aksine, yerine
Örnek:
(adverb) cesurca, cüretkarca, kendinden emin bir şekilde
Örnek:
(phrasal verb) çağırmak, talep etmek, ziyaret etmek
Örnek:
(preposition) hariç, dışında;
(adjective) dışlayıcı, hariç tutan
Örnek:
(noun) beklenti, umut, olasılık
Örnek:
(adverb) unutkanlıkla, dalgınlıkla
Örnek:
(adjective) dikkate değer, önemli, kayda değer
Örnek:
(noun) algı, anlayış, yorum
Örnek:
(adverb) potansiyel olarak, muhtemelen
Örnek:
(adverb) rastgele, gelişigüzel
Örnek:
(adjective) uygun, elverişli
Örnek:
(phrase) eksiksiz bir ürün yelpazesi, tam bir ürün serisi
Örnek:
(phrase) teklifi kabul etmek
Örnek:
(adverb) şaşırtıcı derecede, hayret verici bir şekilde
Örnek:
(phrase) ile tanınmak, ile bilinmek
Örnek:
(verb) iddia etmek, talep etmek, hak iddia etmek;
(noun) iddia, talep, hak
Örnek:
(noun) ilan, küçük ilan
Örnek:
(noun) derleme, koleksiyon
Örnek:
(adjective) anlaşılır, kavranabilir
Örnek:
(verb) eleştirmek, kınamak, analiz etmek
Örnek:
(noun) boşaltma, atık, damping
Örnek:
(noun) birinci öncelik, en önemli öncelik
Örnek:
(noun) sabit fiyat
Örnek:
(phrase) üzerinde kontrol sahibi olmak, denetlemek
Örnek:
(phrase) şansı az olmak, ihtimali düşük olmak
Örnek:
(idiom) taraftar olmak, desteklemek
Örnek:
(idiom) birini bir şeyden haberdar etmek, birine bilgi vermek
Örnek:
(collocation) değerlendirme yapmak, tahmin etmek
Örnek:
(verb) arabuluculuk yapmak, uzlaştırmak, sağlamak
Örnek:
(phrase) riskini en aza indirmek, riski minimize etmek
Örnek:
(adverb) mütevazı bir şekilde, alçakgönüllülükle, sade bir şekilde
Örnek:
(adjective) ısrarcı, inatçı, sürekli
Örnek:
(noun) tanıtım, reklam, kamuoyu
Örnek:
(noun) çıkış tarihi, yayın tarihi
Örnek:
(phrase) rekabetçi kalmak, rekabet gücünü korumak
Örnek:
(collocation) çarpıcı fark, belirgin fark
Örnek:
(idiom) uzun sürmek, vakit almak
Örnek:
(phrase) harekete geçmek, önlem almak
Örnek:
(noun) ticari marka, marka;
(verb) ticari marka olarak tescil etmek, markalamak
Örnek:
(phrasal verb) başvurmak, yönelmek, başlamak
Örnek:
(adjective) kabul edilemez, uygunsuz
Örnek:
(verb) doğrulamak, teyit etmek
Örnek:
(phrase) hariç, dışında
Örnek:
(phrase) haber vermeksizin, ihbarsız
Örnek: