TOEFL için Temel Kelime Bilgisi İçinde Toplum ve Sosyal Sorunlar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEFL için Temel Kelime Bilgisi' içinde 'Toplum ve Sosyal Sorunlar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) sınıf, ders, kurs;
(verb) sınıflandırmak, kategorize etmek;
(adjective) şık, klas
Örnek:
(noun) aristokrasi, soylular sınıfı, soylu yönetimi
Örnek:
(adjective) asil, soylu, yüce;
(noun) asil, soylu
Örnek:
(adjective) sivil, medeni, nazik
Örnek:
(noun) vatandaş, sakin, kentli
Örnek:
(noun) statü, konum, durum
Örnek:
(noun) refah, esenlik, sosyal yardım
Örnek:
(noun) hoşgörü, tolerans, dayanıklılık
Örnek:
(noun) hayırseverlik, insanseverlik
Örnek:
(noun) cinsellik, cinsel yönelim, cinsel duygular
Örnek:
(noun) cinsiyet, toplumsal cinsiyet;
(verb) cinsiyetlendirmek, cinsiyet atamak
Örnek:
(adjective) kadınsı, dişil, kadın
Örnek:
(adjective) erkeksi, maskülen, eril
Örnek:
(noun) feminizm
Örnek:
(noun) yarış, koşu, ırk;
(verb) yarışmak, koşmak, hızla gitmek
Örnek:
(noun) etnik köken, etnisite
Örnek:
(adjective) çok kültürlü
Örnek:
(noun) küresel köy
Örnek:
(noun) eşitsizlik
Örnek:
(noun) cinsiyet farkı, toplumsal cinsiyet açığı
Örnek:
(verb) ayrımcılık yapmak, ayırt etmek, fark etmek
Örnek:
(noun) çeşitlilik, farklılık
Örnek:
(adjective) üstün, daha iyi, yüksek;
(noun) üst, amir
Örnek:
(adjective) daha düşük, aşağı, kalitesiz;
(noun) ast, daha düşük rütbeli
Örnek:
(noun) ayrım, tecrit, ayrımcılık
Örnek:
(noun) evsizlik
Örnek:
(noun) cinsiyetçilik, cinsiyet ayrımcılığı
Örnek:
(noun) ırkçılık
Örnek:
(noun) alkolizm
Örnek:
(noun) bağımlılık
Örnek:
(noun) gösteri, tanıtım, sunum
Örnek:
(noun) azınlık, azınlık grubu
Örnek:
(noun) önyargı, zarar, hasar;
(verb) zedelemek, zarar vermek
Örnek:
(noun) açlık, açlıktan ölme
Örnek:
(noun) gecekondu, varoş;
(verb) gecekonduda yaşamak, sefil bir hayat sürmek
Örnek:
(noun) sığınak, barınak, korunak;
(verb) korumak, barındırmak, sığınmak
Örnek:
(noun) mülteci
Örnek:
(noun) toplum hizmeti, gönüllü çalışma, kamu hizmeti
Örnek:
(noun) sosyal hizmet uzmanı, sosyal çalışmacı
Örnek: