TOEFL için Temel Kelime Bilgisi İçinde Mühendislik ve Araştırma Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEFL için Temel Kelime Bilgisi' içinde 'Mühendislik ve Araştırma' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) cihaz, aparat, sistem
Örnek:
(noun) alet, enstrüman, müzik aleti;
(verb) enstrümanlarla donatmak, alet takmak
Örnek:
(noun) mikroçip, çip
Örnek:
(noun) teleskop, uzakgörür;
(verb) iç içe geçmek, uzamak, sıkıştırmak
Örnek:
(noun) tel, dinleme cihazı, gizli mikrofon;
(verb) para göndermek, kablolamak, tel çekmek
Örnek:
(noun) anahtar, düğme, değişim;
(verb) değiştirmek, geçiş yapmak, açmak
Örnek:
(noun) sensör, algılayıcı
Örnek:
(noun) tur, devre, elektrik devresi
Örnek:
(noun) vida, çevirme, döndürme;
(verb) vidalamak, sıkmak, çevirmek
Örnek:
(noun) makine, makineler, mekanizma
Örnek:
(adjective) mekanik, otomatik, düşüncesiz
Örnek:
(noun) kablo, halat, tel;
(verb) kablolamak, telgraf çekmek
Örnek:
(noun) vinç, turna;
(verb) boynunu uzatmak, uzanmak
Örnek:
(noun) kapasite, hacim, yetenek
Örnek:
(noun) hizmet, servis, kamu hizmeti;
(verb) hizmet etmek, çalışmak, servis etmek
Örnek:
(noun) prototip, ilk örnek, tipik örnek
Örnek:
(adjective) mevcut, şimdiki;
(noun) akıntı, akım, elektrik akımı
Örnek:
(noun) adaptör, çevirici, uyarlayıcı
Örnek:
(noun) model, maket, manken;
(verb) modellik yapmak, sergilemek, şekil vermek
Örnek:
(noun) laboratuvar, lab
Örnek:
(noun) örnek, numune;
(verb) örneklemek, tatmak
Örnek:
(noun) yöntem, metot
Örnek:
(noun) davranış, yönetim, idare;
(verb) yürütmek, yapmak, yönetmek
Örnek:
(noun) değerlendirme, takdir
Örnek:
(adjective) deneysel, geliştirilmekte olan
Örnek:
(noun) bulma, keşif, bulgu
Örnek:
(noun) hipotez, varsayım
Örnek:
(noun) kobay, denek
Örnek:
(verb) tespit etmek, bulmak, saptamak
Örnek:
(verb) sınıflandırmak, kategorize etmek, gizli tutmak
Örnek:
(noun) keşif, buluntu, keşfedilen şey
Örnek:
(noun) arkeolog
Örnek: