İnşaat Endüstrisi İçinde Aletler ve Makineler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'İnşaat Endüstrisi' içinde 'Aletler ve Makineler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) ajitasyoncu, kışkırtıcı, karıştırıcı
Örnek:
(noun) kiriş, direk, ışın;
(verb) gülümsemek, ışıldamak, ışınlamak
Örnek:
(noun) cıvata, sürgü, mandal;
(verb) fırlamak, kaçmak, silip süpürmek
Örnek:
(noun) keski;
(verb) keskiyle yontmak, oymak, dolandırmak
Örnek:
(noun) beton mikseri, betoniyer
Örnek:
(noun) vinç, turna;
(verb) boynunu uzatmak, uzanmak
Örnek:
(noun) matkap, tatbikat, eğitim;
(verb) delmek, matkapla delmek, eğitmek
Örnek:
(noun) çekiç, horoz (silah);
(verb) çekiçlemek, vurmak
Örnek:
(noun) çivi, tırnak;
(verb) çivilemek, sabitlemek, yakalamak
Örnek:
(noun) fındık, ceviz, somun;
(verb) kafa atmak, kafa vurmak
Örnek:
(noun) kazma, kürek
Örnek:
(noun) kerpeten, pens, kıskaç;
(verb) kıskaçlamak, çevrelemek
Örnek:
(noun) atasözü, vecize, testere;
(verb) testere ile kesmek;
(past tense) gördü
Örnek:
(noun) tornavida, screwdriver (kokteyl)
Örnek:
(noun) kürek, bel, maça;
(verb) kürekle kazmak, bellemek
Örnek:
(noun) bant, şerit, kaset;
(verb) bantlamak, yapıştırmak, kaydetmek
Örnek:
(noun) kötülük, ahlaksızlık, mengene;
(prefix) başkan yardımcısı, vekil
Örnek:
(noun) el arabası
Örnek:
(noun) anahtar, kurbağacık, burkulma;
(verb) burkmak, zorla açmak, sarsmak
Örnek: