Avatar of Vocabulary Set Ünite 7: Bu Benim Okulum

3. Sınıf İçinde Ünite 7: Bu Benim Okulum Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'3. Sınıf' içinde 'Ünite 7: Bu Benim Okulum' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

beautiful

/ˈbjuː.t̬ə.fəl/

(adjective) güzel, harika

Örnek:

She wore a beautiful dress to the party.
Partiye güzel bir elbise giydi.

big

/bɪɡ/

(adjective) büyük, geniş, önemli;

(adverb) büyük, kibirli bir şekilde

Örnek:

He lives in a big house.
Büyük bir evde yaşıyor.

but

/bʌt/

(conjunction) ama, fakat, başka;

(preposition) hariç, dışında;

(adverb) sadece, yalnızca;

(noun) ama, itiraz

Örnek:

He is small, but strong.
Küçük ama güçlü.

classroom

/ˈklæs.ruːm/

(noun) sınıf, derslik

Örnek:

The teacher decorated the classroom with colorful posters.
Öğretmen sınıfı renkli posterlerle süsledi.

large

/lɑːrdʒ/

(adjective) büyük, geniş, kapsamlı;

(adverb) büyük ölçüde, geniş çapta

Örnek:

They live in a large house.
Büyük bir evde yaşıyorlar.

library

/ˈlaɪ.brer.i/

(noun) kütüphane, kitap koleksiyonu, arşiv

Örnek:

I'm going to the library to borrow some books.
Kitap ödünç almak için kütüphaneye gidiyorum.

look

/lʊk/

(verb) bakmak, aramak, görünmek;

(noun) bakış, görünüş, ifade

Örnek:

She looked at him and smiled.
Ona baktı ve gülümsedi.

new

/nuː/

(adjective) yeni, deneyimsiz;

(adverb) yeni, taze

Örnek:

This is a new car.
Bu yeni bir araba.

computer

/kəmˈpjuː.t̬ɚ/

(noun) bilgisayar

Örnek:

I need to buy a new computer for work.
İş için yeni bir bilgisayar almam gerekiyor.

gym

/dʒɪm/

(noun) spor salonu, jimnastik salonu

Örnek:

I go to the gym three times a week.
Haftada üç kez spor salonuna gidiyorum.

old

/oʊld/

(adjective) eski, önceki, yaşlı

Örnek:

In the old days, people used to write letters.
Eski günlerde insanlar mektup yazardı.

playground

/ˈpleɪ.ɡraʊnd/

(noun) oyun alanı, çocuk parkı, serbest alan

Örnek:

The children ran excitedly to the playground.
Çocuklar heyecanla oyun alanına koştu.

room

/ruːm/

(noun) yer, alan, oda;

(verb) konaklatmak, yerleştirmek

Örnek:

Is there enough room for everyone?
Herkes için yeterli yer var mı?
Bu kelime setini Lingoland'da öğren