Avatar of Vocabulary Set Ünite 12: Göl Kenarında

1. Sınıf İçinde Ünite 12: Göl Kenarında Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'1. Sınıf' içinde 'Ünite 12: Göl Kenarında' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

lake

/leɪk/

(noun) göl

Örnek:

We went fishing in the lake.
Gölde balık tuttuk.

leaf

/liːf/

(noun) yaprak, sayfa;

(idiom) yeni bir sayfa açmak, hayatına yeni bir yön vermek;

(verb) karıştırmak, sayfaları çevirmek

Örnek:

The tree shed its leaves in autumn.
Ağaç sonbaharda yapraklarını döktü.

lemon

/ˈlem.ən/

(noun) limon, fiyasko, hurda;

(adjective) limon rengi, açık sarı

Örnek:

She squeezed a lemon into her tea.
Çayına bir limon sıktı.

river

/ˈrɪv.ɚ/

(noun) nehir, ırmak

Örnek:

The boat sailed down the river.
Tekne nehirde aşağı doğru yelken açtı.

hill

/hɪl/

(noun) tepe, yokuş, eğim;

(verb) tepelemek, yığmak

Örnek:

We climbed the hill to get a better view.
Daha iyi bir manzara için tepeye tırmandık.

picnic

/ˈpɪk.nɪk/

(noun) piknik;

(verb) piknik yapmak

Örnek:

We're planning a picnic by the lake this weekend.
Bu hafta sonu göl kenarında bir piknik planlıyoruz.

sky

/skaɪ/

(noun) gökyüzü

Örnek:

The birds flew high in the sky.
Kuşlar gökyüzünde yüksekten uçtu.

ground

/ɡraʊnd/

(noun) yer, toprak, saha;

(verb) uçuşu yasaklamak, yere indirmek, eve hapsetmek;

(adjective) ayakları yere basan, gerçekçi, sağduyulu

Örnek:

He fell to the ground.
Yere düştü.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren