'Off' ve 'In' Kullanılan Deyimsel Fiiller İçinde Diğerleri (In) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Off' ve 'In' Kullanılan Deyimsel Fiiller' içinde 'Diğerleri (In)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(phrasal verb) içeri gelmek, girmek, moda olmak
Örnek:
(phrasal verb) önceden belirlemek, geçici olarak kaydetmek
Örnek:
(phrasal verb) göndermek, iletmek
Örnek:
(phrasal verb) örtüşmek, uyumlu olmak, ilişkili olmak
Örnek:
(phrasal verb) inanmak, güvenmek
Örnek:
(phrasal verb) içini dökmek, güvenmek
Örnek:
(phrasal verb) sözünü kesmek, araya girmek, önüne kırmak
Örnek:
(phrasal verb) uymak, kabul etmek, karşılaşmak
Örnek:
(phrasal verb) dahil etmek, sırrı vermek
Örnek:
(phrasal verb) ikna etmek, dahil etmek
Örnek:
(phrasal verb) getirmek, uygulamaya koymak, kazandırmak
Örnek:
(phrasal verb) faydalanmak, para kazanmak
Örnek:
(phrasal verb) cebine indirmek, para basmak
Örnek:
(phrasal verb) aşamalı olarak devreye sokmak, kademeli olarak uygulamak
Örnek:
(phrasal verb) eklemek, dahil etmek, araya girmek
Örnek:
(phrasal verb) çekmek, dahil etmek, kısalmak
Örnek:
(phrasal verb) yanaşmak, varmak, çekmek
Örnek:
(phrasal verb) içine çekmek, tadını çıkarmak
Örnek:
(phrasal verb) evde yemek yemek
Örnek:
(phrasal verb) uykuya dalmak, yatakta kalmak, yatmak
Örnek:
(phrasal verb) yardım etmek, katkıda bulunmak, el atmak
Örnek:
(phrasal verb) telefon etmek, aramak, karşılamak
Örnek:
(phrasal verb) geç uyumak, uyuyakalmak
Örnek:
(noun) okuma provası, okuma seansı
Örnek:
(phrasal verb) girmek, tuşlamak
Örnek:
(phrasal verb) girmek, yazmak
Örnek:
(phrasal verb) yazmak, eklemek, yazarak oy kullanmak
Örnek:
(phrasal verb) dinlemek, kulak misafiri olmak
Örnek:
(phrasal verb) yakınlaştırmak, büyütmek
Örnek:
(phrasal verb) bırakmak, son vermek, doldurmak
Örnek:
(phrasal verb) -de yatmak, -den ibaret olmak
Örnek:
(phrasal verb) ile sonuçlanmak, yol açmak, neden olmak
Örnek:
(noun) giriş efekti, yavaşça belirme
Örnek:
(phrasal verb) idrak etmek, anlaşılmak, içeri sızmak
Örnek:
(phrasal verb) kandırmak, aldatmak, anlamak
Örnek:
(phrasal verb) içeri dalmak, yakalamak
Örnek:
(phrasal verb) etki etmeye başlamak, devreye girmek, katkıda bulunmak
Örnek:
(phrasal verb) başlamak, yerleşmek
Örnek: