Karakter İçinde Dürüst Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Karakter' içinde 'Dürüst' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈstreɪt ˈʃuːtər/
(noun) dürüst insan, açık sözlü insan
Örnek:
You can always trust Sarah; she's a real straight shooter.
Sarah'a her zaman güvenebilirsin; o gerçekten dürüst bir insan.
/sɔlt əv ðə ɜrθ/
(idiom) dünyanın tuzu, dürüst ve iyi insan
Örnek:
My grandparents are the true salt of the earth; they're always helping others.
Büyükannem ve büyükbabam gerçek dünyanın tuzu; her zaman başkalarına yardım ederler.
/jʊər wɜrd ɪz jʊər bɑnd/
(idiom) sözün senettir, verilen söz tutulur
Örnek:
He always says, 'Your word is your bond,' and he always keeps his promises.
Her zaman 'Sözün senettir' der ve her zaman sözlerini tutar.
/ə mæn əv ˈækʃən/
(idiom) bir eylem adamı, iş bitirici
Örnek:
He's not one to sit around and complain; he's truly a man of action.
O, oturup şikayet eden biri değil; o gerçekten bir eylem adamı.
/mæn əv hɪz wɜrd/
(idiom) sözünün eri, güvenilir kişi
Örnek:
You can rely on him; he's a true man of his word.
Ona güvenebilirsin; o gerçek bir sözünün eri.
/əz ˈstreɪt əz ə ˈræm.rɑːd/
(idiom) dimdik, çok düzgün
Örnek:
He stood as straight as a ramrod, looking at the general.
Generale bakarak dimdik durdu.
/ˈɡʊd.i ˈtuː ˌʃuːz/
(idiom) örnek öğrenci, söz dinleyen
Örnek:
She's such a goody two shoes, always following the rules and never having any fun.
O tam bir örnek öğrenci, hep kurallara uyar ve hiç eğlenmez.