Avatar of Vocabulary Set Başarısızlığı deneyimleyin

Yenmek İçinde Başarısızlığı deneyimleyin Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Yenmek' içinde 'Başarısızlığı deneyimleyin' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

go pear-shaped

/ɡoʊ pɛər-ʃeɪpt/

(idiom) ters gitmek, bozulmak

Örnek:

Our plans for the picnic went pear-shaped when it started to rain heavily.
Piknik planlarımız şiddetli yağmur başlayınca ters gitti.

fall flat

/fɔl flæt/

(idiom) başarısız olmak, etki yaratmamak

Örnek:

His jokes often fall flat with the audience.
Şakaları genellikle seyircide etki yaratmaz.

go up in flames

/ɡoʊ ʌp ɪn fleɪmz/

(idiom) alevler içinde kalmak, yanıp kül olmak, fiyasko ile sonuçlanmak

Örnek:

The old factory went up in flames overnight.
Eski fabrika bir gecede alevler içinde kaldı.

fall flat on your face

/fɔl flæt ɑn jʊər feɪs/

(idiom) tamamen başarısız olmak, yüzüstü düşmek

Örnek:

His grand plan to impress the boss fell flat on its face.
Patronu etkileme konusundaki büyük planı tamamen başarısız oldu.

go south

/ɡoʊ saʊθ/

(idiom) kötüye gitmek, başarısız olmak, ters gitmek

Örnek:

Their business started to go south after the economic downturn.
Ekonomik gerilemeden sonra işleri kötüye gitmeye başladı.

go haywire

/ɡoʊ ˈheɪ.waɪr/

(idiom) bozulmak, çılgına dönmek, kontrolden çıkmak

Örnek:

The computer system suddenly went haywire, causing a lot of problems.
Bilgisayar sistemi aniden bozuldu ve birçok soruna neden oldu.

go belly up

/ɡoʊ ˈbɛli ʌp/

(idiom) batmak, iflas etmek, tamamen başarısız olmak

Örnek:

The company will go belly up if sales don't improve soon.
Satışlar yakında düzelmezse şirket batacak.

black eye

/ˌblæk ˈaɪ/

(noun) morarmış göz, göz morarması, kara leke

Örnek:

He got a black eye during the boxing match.
Boks maçı sırasında morarmış bir gözü oldu.

fall to pieces

/fɔl tə ˈpiːsɪz/

(idiom) paramparça olmak, yıkılmak, dağılmak

Örnek:

After the divorce, she completely fell to pieces.
Boşanmadan sonra tamamen paramparça oldu.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren