Oxford 5000 - C1 İçinde Oxford 5000 - C1 - O Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 5000 - C1' içinde 'Oxford 5000 - C1 - O Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) itiraz, karşı çıkma
Örnek:
(verb) mecbur etmek, zorlamak, yardım etmek
Örnek:
(verb) takıntı yapmak, saplantı haline getirmek
Örnek:
(noun) takıntı, saplantı
Örnek:
(adjective) ara sıra, zaman zaman, düzensiz
Örnek:
(noun) meydana gelme, sıklık, olay
Örnek:
(plural noun) olasılık, ihtimal, oran
Örnek:
(noun) sunu, bağış, teklif
Örnek:
(noun) çocuk, yavru, nesil
Örnek:
(adjective) işlevsel, çalışır durumda, operasyonel
Örnek:
(verb) seçmek, tercih etmek
Örnek:
(adjective) optik, görsel
Örnek:
(noun) iyimserlik
Örnek:
(adjective) oral, ağızla ilgili, sözlü;
(noun) sözlü sınav, sözlü
Örnek:
(adjective) organizasyonel, kurumsal
Örnek:
(noun) yön, yönelim, oryantasyon
Örnek:
(verb) ortaya çıkmak, kaynaklanmak, yaratmak
Örnek:
(noun) salgın, patlak verme, başlangıç
Örnek:
(noun) gezi, piknik, çıkış
Örnek:
(noun) priz, elektrik çıkışı, satış noktası
Örnek:
(noun) bakış açısı, tutum, görüş;
(trademark) Outlook, Microsoft Outlook
Örnek:
(noun) öfke, hiddet, rezalet;
(verb) öfkelendirmek, hiddetlendirmek, rezil etmek
Örnek:
(noun) yabancı, dışarıdan biri, sürpriz
Örnek:
(verb) gözden kaçırmak, ihmal etmek, görmek;
(noun) seyir terası, gözlem noktası
Örnek:
(adverb) aşırı, fazla
Örnek:
(verb) denetlemek, gözetmek
Örnek:
(verb) devirmek, alabora etmek, bozmak
Örnek:
(verb) boğmak, büyülemek, ezmek
Örnek:
(adjective) ezici, büyük, bunaltıcı
Örnek: