Avatar of Vocabulary Set B1 - K Harfi

Oxford 3000 - B1 İçinde B1 - K Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Oxford 3000 - B1' içinde 'B1 - K Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

keen

/kiːn/

(adjective) hevesli, istekli, keskin;

(verb) ağıt yakmak, yas tutmak

Örnek:

She's very keen on learning new languages.
Yeni diller öğrenmeye çok hevesli.

key

/kiː/

(noun) anahtar, önemli;

(adjective) anahtar, önemli

Örnek:

I can't find my car keys.
Araba anahtarlarımı bulamıyorum.

keyboard

/ˈkiː.bɔːrd/

(noun) klavye, tuşlu çalgı;

(verb) klavyeden girmek, yazmak

Örnek:

I need a new keyboard for my computer.
Bilgisayarım için yeni bir klavyeye ihtiyacım var.

kick

/kɪk/

(verb) tekmelemek, tekme, bırakmak;

(noun) tekme, vuruş, canlılık

Örnek:

He tried to kick the ball into the goal.
Topu kaleye vurmaya çalıştı.

killing

/ˈkɪl.ɪŋ/

(noun) öldürme, cinayet, başarı;

(adjective) çok komik, eğlenceli

Örnek:

The police are investigating the killing of a young man.
Polis, genç bir adamın öldürülmesi olayını araştırıyor.

kind

/kaɪnd/

(noun) tür, çeşit;

(adjective) nazik, iyi, şefkatli

Örnek:

What kind of music do you like?
Ne tür müzik seversin?

kiss

/kɪs/

(verb) öpmek, hafifçe dokunmak, okşamak;

(noun) öpücük

Örnek:

He leaned in to kiss her softly on the cheek.
Yanağından nazikçe öpmek için eğildi.

knock

/nɑːk/

(noun) tıkırtı, vurma, darbe;

(verb) çalmak, vurmak, çarpmak

Örnek:

She heard a knock at the door.
Kapıda bir tıkırtı duydu.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren