En Yaygın 500 İngilizce İsim İçinde Top 26 - 50 Nouns Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'En Yaygın 500 İngilizce İsim' içinde 'Top 26 - 50 Nouns' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) su;
(verb) sulamak
Örnek:
(noun) gerçek, olgu, bilgi
Örnek:
(noun) iş, çalışma, görev;
(verb) çalışmak, iş yapmak, işlemek
Örnek:
(noun) sorun, problem, zorluk
Örnek:
(noun) taraf, yan, yön;
(adjective) yan, yandan;
(verb) taraf tutmak, kaplamak
Örnek:
(noun) el, el yazısı, ibre;
(verb) uzatmak, vermek
Örnek:
(noun) vücut, beden, ana kısım
Örnek:
(noun) ülke, devlet, kırsal
Örnek:
(noun) hikaye, masal, haber
Örnek:
(noun) örnek, model
Örnek:
(noun) devlet, eyalet, durum;
(verb) belirtmek, ifade etmek
Örnek:
(noun) hafta, iş haftası
Örnek:
(noun) arkadaş, dost, destekçi;
(verb) arkadaş eklemek, arkadaş olmak
Örnek:
(noun) son, bitiş, uç;
(verb) bitmek, sona ermek, sonlandırmak
Örnek:
(noun) eşya, malzeme, şeyler;
(verb) tıkmak, doldurmak, içini doldurmak
Örnek:
(noun) araba, otomobil, vagon
Örnek:
(noun) kitap, defter, kayıt;
(verb) ayırtmak, rezervasyon yapmak, kaydetmek
Örnek:
(noun) isim, ad, itibar;
(verb) adlandırmak, isimlendirmek
Örnek:
(noun) neden, sebep, akıl;
(verb) akıl yürütmek, mantık yürütmek
Örnek:
(noun) deniz, göl, çok sayıda
Örnek:
(noun) aile, soy, sülale;
(adjective) ailevi, aileye ait
Örnek:
(noun) güç, kapasite, yetki;
(verb) çalıştırmak, güç sağlamak
Örnek:
(noun) yemek, gıda
Örnek:
(noun) sistem, yöntem, yapı
Örnek:
(noun) oyun, spor, av;
(verb) hile yapmak, oyalamak;
(adjective) istekli, hazır
Örnek: