En Yaygın 500 İngilizce Sıfat İçinde Top 426 - 450 Adjectives Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'En Yaygın 500 İngilizce Sıfat' içinde 'Top 426 - 450 Adjectives' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) şaşkın, kafası karışmış, karışık
Örnek:
(adjective) görkemli, büyük, muhteşem;
(noun) bin, bin sterlin
Örnek:
(adjective) dar, sınırlı;
(verb) daraltmak, azaltmak
Örnek:
(adjective) sıkıcı, monoton
Örnek:
(adjective) viral, hızla yayılan
Örnek:
(adjective) yapamayan, muktedir olmayan
Örnek:
(adjective) ölümcül, öldürücü, son derece etkili;
(adverb) ölümcül derecede, aşırı derecede
Örnek:
(adjective) dış, harici
Örnek:
(adjective) hafif, küçük, önemsiz;
(verb) küçümsemek, hakaret etmek, ihmal etmek;
(noun) küçümseme, hakaret, ihmal
Örnek:
(adjective) sessiz, suskun, zımni
Örnek:
(noun) mor;
(adjective) mor
Örnek:
(adjective) brüt, toplam, büyük;
(noun) gross, 144 adet;
(verb) hasılat yapmak, brüt gelir elde etmek
Örnek:
(adjective) savunmasız, hassas
Örnek:
(adjective) ırksal
Örnek:
(adjective) kuzey, kuzeydeki
Örnek:
(adjective) zehirli, toksik, zararlı
Örnek:
(noun) cumhuriyetçi, Cumhuriyetçi (parti);
(adjective) cumhuriyetçi, Cumhuriyetçi (parti)
Örnek:
(adjective) kör, farkında olmayan;
(verb) kör etmek, gözünü almak, yanıltmak;
(noun) perde, panjur
Örnek:
(adjective) vokal, sesle ilgili, açık sözlü;
(noun) vokal, ses
Örnek:
(noun) tür, çeşit;
(adjective) nazik, iyi, şefkatli
Örnek:
(adjective) güvenilir, sağlam
Örnek:
(adjective) yuvarlak, tam;
(noun) tur, raunt, mermi;
(verb) dönmek, yuvarlamak;
(adverb) etrafında, dönerek;
(preposition) etrafında, çevresinde
Örnek:
(noun) ses, gürültü, boğaz;
(verb) ses çıkarmak, çalmak, görünmek;
(adjective) sağlam, sağlıklı, mantıklı;
(adverb) derin, tamamen
Örnek:
(adjective) pembe;
(noun) pembe, zirve, en iyi durum
Örnek:
(adjective) otomatik, içgüdüsel;
(noun) otomatik silah, otomatik tabanca, otomatik araba
Örnek: