B2 Seviyesi İçinde B2 - Ne ekersen onu biçersin! Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'B2 Seviyesi' içinde 'B2 - Ne ekersen onu biçersin!' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) mısır tarlası
Örnek:
(noun) plantasyon, dikim, ağaçlandırma
Örnek:
(noun) kovboy, sorumsuz, pervasız
Örnek:
(noun) ürün, mahsul, kısa saç kesimi;
(verb) budamak, ekip biçmek, kısa kesmek
Örnek:
(noun) yeraltı suyu
Örnek:
(noun) erozyon, aşınma, azalma
Örnek:
(noun) pestisit, tarım ilacı
Örnek:
(adjective) tarımsal, ziraat
Örnek:
(adjective) yenilebilir;
(noun) yiyecekler, yenilebilir şeyler
Örnek:
(adjective) verimli, bereketli, doğurgan
Örnek:
(verb) üretmek, imal etmek, doğurmak;
(noun) ürünler, tarım ürünleri
Örnek:
(noun) arpa
Örnek:
(noun) baklagil, bakla, tohum
Örnek:
(noun) saman, kuru ot
Örnek:
(noun) soya
Örnek:
(noun) şeker kamışı
Örnek:
(verb) kazmak, eşelemek, keşfetmek;
(noun) kazı, eşeleme, iğneleme
Örnek:
(noun) koşum, kayış, emniyet kemeri;
(verb) koşumlamak, bağlamak, kullanmak
Örnek:
(noun) hasat, ekin, ürün;
(verb) hasat etmek, toplamak, elde etmek
Örnek:
(verb) tutmak, saklamak, devam etmek;
(noun) ana kule, kale
Örnek:
(noun) yük, ağırlık, iş yükü;
(verb) yüklemek, doldurmak
Örnek:
(noun) paket, koli, teklif;
(verb) paketlemek, ambalajlamak
Örnek:
(noun) yığın, küme, büyük yapı;
(verb) yığmak, üst üste koymak
Örnek:
(verb) kökünden sökmek, söküp atmak, yerinden etmek
Örnek:
(noun) hayvan, büyükbaş hayvan
Örnek:
(noun) yaban domuzu, erkek domuz
Örnek:
(noun) buzağı, baldır, buz parçası
Örnek:
(noun) domuz, motosiklet, Harley-Davidson;
(verb) tek başına kullanmak, ele geçirmek
Örnek:
(noun) katır, terlik, arkası açık ayakkabı
Örnek:
(noun) midilli, küçük bardak, midilli (içki ölçüsü);
(verb) ödemek, çıkarıp vermek
Örnek:
(noun) petek, bal peteği, petek yapısı;
(verb) delik deşik etmek, petekli hale getirmek
Örnek:
(noun) kümes hayvanları
Örnek:
(noun) devekuşu, gerçekleri görmezden gelen kişi
Örnek: