B2 Seviyesi İçinde B2 - Toplum Hakkında Konuşalım! Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'B2 Seviyesi' içinde 'B2 - Toplum Hakkında Konuşalım!' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) aa, aa lavı;
(interjection) aa, oh
Örnek:
(noun) alkolik;
(adjective) alkollü
Örnek:
(noun) alkol kötüye kullanımı, alkol bağımlılığı
Örnek:
(noun) yardım, destek, asistanlık;
(verb) yardım etmek, desteklemek, katkıda bulunmak
Örnek:
(verb) yalvarmak, dilenmek
Örnek:
(noun) dilenci;
(verb) yoksullaştırmak, dilenciye çevirmek
Örnek:
(adjective) evsiz;
(plural noun) evsizler
Örnek:
(noun) önyargı, taraflılık, eğilim;
(verb) önyargılı hale getirmek, etkilemek
Örnek:
(adjective) önyargılı, taraflı
Örnek:
(noun) çocuk işçiliği
Örnek:
(noun) sonuç, netice, önem
Örnek:
(verb) katkıda bulunmak, bağışlamak, neden olmak
Örnek:
(noun) açlık, arzu, istek;
(verb) açlık çekmek, çok istemek, acıkmak
Örnek:
(noun) ilişki, bağlantı, muamele
Örnek:
(verb) dağıtmak, kovmak, reddetmek
Örnek:
(noun) bağış, hibe, katkı
Örnek:
(adjective) eşit, aynı, yeterli;
(noun) eşit, denk;
(verb) eşit olmak, denk gelmek
Örnek:
(noun) çoğunluk, reşitlik, erginlik
Örnek:
(noun) azınlık, azınlık grubu
Örnek:
(noun) vatandaş olmayan, yabancı
Örnek:
(noun) protestocu, gösterici
Örnek:
(noun) ırkçı;
(adjective) ırkçı
Örnek:
(adjective) cinsiyetçi;
(noun) cinsiyetçi
Örnek:
(noun) asgari ücret
Örnek:
(noun) yaşam kalitesi
Örnek:
(noun) sosyal sınıf
Örnek:
(noun) gecekondu, varoş;
(verb) gecekonduda yaşamak, sefil bir hayat sürmek
Örnek:
(noun) sığınak, barınak, korunak;
(verb) korumak, barındırmak, sığınmak
Örnek:
(noun) suç, sorumluluk;
(verb) suçlamak, kabahat bulmak
Örnek:
(verb) yürümek, ilerlemek, hızla yürümek;
(noun) yürüyüş, marş, Mart
Örnek:
(verb) açlıktan ölmek, aç kalmak, çok aç olmak
Örnek:
(verb) vurmak, çarpmak, grev yapmak;
(noun) grev, darbe, saldırı
Örnek:
(noun) onur, saygı, dürüstlük;
(verb) onurlandırmak, saygı duymak
Örnek:
(phrasal verb) bir araya gelmek, buluşmak, ilişkiye başlamak
Örnek: