A2 Seviyesi İçinde A2 - Yiyecek ve Restoran 1 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'A2 Seviyesi' içinde 'A2 - Yiyecek ve Restoran 1' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) menü, yemek listesi
Örnek:
(noun) emir, talimat, sıra;
(verb) emretmek, talimat vermek, sipariş etmek
Örnek:
(noun) makarna
Örnek:
(noun) fast food, hızlı yemek
Örnek:
(noun) hamburger
Örnek:
(noun) sosisli sandviç, frankfurter, gösterişçi;
(exclamation) harika, vay canına
Örnek:
(noun) sosis
Örnek:
(noun) bezelye
Örnek:
(noun) fasulye, bakla, çekirdek
Örnek:
(noun) mantar;
(verb) hızla büyümek, çoğalmak
Örnek:
(noun) erişte, makarna, kafa;
(verb) doğaçlama yapmak, rastgele çalmak, elle balık avlamak
Örnek:
(noun) sıcak çikolata, kakao
Örnek:
(noun) turta, börek, saksağan
Örnek:
(noun) sos, küstahlık, arsızlık;
(verb) soslamak, sos eklemek, küstahlık etmek
Örnek:
(noun) tost, kızarmış ekmek, kadeh kaldırma;
(verb) kızartmak, kadeh kaldırmak
Örnek:
(adjective) lezzetli, enfes, harika
Örnek:
(noun) lezzet, tat, hava;
(verb) tatlandırmak, lezzet katmak
Örnek:
(adjective) taze, temiz, saf;
(adverb) yeniden, taze bir şekilde
Örnek:
(adjective) tuzlu, sinirli, kızgın
Örnek:
(adjective) tatlı, hoş, sevimli;
(noun) tatlı, şekerleme
Örnek:
(noun) abur cubur, fast food
Örnek:
(noun) patates cipsi, cips
Örnek:
(plural noun) patates kızartması
Örnek:
(noun) atıştırmalık, ara öğün;
(verb) atıştırmak, ara öğün yapmak
Örnek:
(verb) hizmet etmek, servis yapmak, servis etmek;
(noun) hizmet, görev süresi, yardım
Örnek:
(noun) tat, lezzet, zevki;
(verb) tatmak, denemek, tadında olmak
Örnek:
(adjective) ekşi, hoş olmayan;
(verb) ekşimek, bozulmak
Örnek:
(verb) kızartmak, kızarmak, yanmak;
(noun) patates kızartması, kızartma, balık yavrusu
Örnek: