zing kelimesinin Türkçe anlamı
zing İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
zing
US /zɪŋ/
UK /zɪŋ/
İsim
1.
canlılık, enerji, coşku
a sudden burst of energy or enthusiasm
Örnek:
•
The coffee gave him a real zing.
Kahve ona gerçek bir canlılık verdi.
•
Her performance had a certain zing that captivated the audience.
Performansında izleyiciyi büyüleyen belirli bir canlılık vardı.
2.
vınlama, ıslık sesi
a sharp, high-pitched humming or whistling sound
Örnek:
•
The arrow flew past with a sharp zing.
Ok keskin bir vınlama sesiyle geçti.
•
We heard the zing of the bullet as it ricocheted off the wall.
Merminin duvardan sekerek çıkardığı vınlama sesini duyduk.
Fiil
1.
vınlamak, ıslık çalmak, hızla geçmek
to move quickly, making a high-pitched humming or whistling sound
Örnek:
•
The bullet zinged past his ear.
Mermi kulağının yanından vınladı.
•
The ball zinged off the bat and into the outfield.
Top sopadan vınlayarak dış sahaya gitti.
2.
canlandırmak, lezzet katmak, heyecan katmak
to make something more lively, exciting, or flavorful
Örnek:
•
Add some lemon juice to zing up the sauce.
Sosa biraz limon suyu ekleyerek lezzet katın.
•
Her witty comments always zinged up the conversation.
Esprili yorumları sohbeti her zaman canlandırırdı.