yields kelimesinin Türkçe anlamı
yields İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
yields
US /jiːldz/
UK /jiːldz/
Fiil
1.
üretmek, sağlamak
produce or provide (a natural, agricultural, or industrial product)
Örnek:
•
The apple trees yielded a bountiful harvest this year.
Elma ağaçları bu yıl bol ürün verdi.
•
This investment yields a high return.
Bu yatırım yüksek getiri sağlar.
2.
boyun eğmek, teslim olmak
give way to arguments, demands, or pressure
Örnek:
•
He refused to yield to their threats.
Tehditlerine boyun eğmeyi reddetti.
•
The government finally yielded to public pressure.
Hükümet sonunda kamuoyu baskısına boyun eğdi.
3.
çökmek, dayanamamak
give way under force or pressure
Örnek:
•
The old bridge might yield under the weight of the heavy truck.
Eski köprü ağır kamyonun ağırlığı altında çökebilir.
•
The door finally yielded to his persistent pushing.
Kapı sonunda ısrarlı itişine dayanamadı.
İsim
1.
verim, üretim
the full amount of an agricultural or industrial product
Örnek:
•
The farm's corn yield was higher than expected this season.
Çiftliğin mısır verimi bu sezon beklenenden yüksekti.
•
The new factory is expected to have a high yield.
Yeni fabrikanın yüksek verime sahip olması bekleniyor.
2.
getiri, kazanç
the income provided by an investment
Örnek:
•
The bond has a high yield of 5%.
Tahvilin %5 gibi yüksek bir getirisi var.
•
Investors are looking for higher yields in the current market.
Yatırımcılar mevcut piyasada daha yüksek getiriler arıyor.
İlgili Kelime: