worn kelimesinin Türkçe anlamı
worn İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
worn
US /wɔːrn/
UK /wɔːn/
Sıfat
1.
yıpranmış, eskimiş
damaged and shabby as a result of much use
Örnek:
•
His old jacket was worn at the elbows.
Eski ceketi dirseklerinden yıpranmıştı.
•
The carpet was thin and worn in places.
Halı bazı yerlerde ince ve yıpranmıştı.
2.
yorgun, bitkin
tired or exhausted
Örnek:
•
She looked pale and worn after the long journey.
Uzun yolculuktan sonra solgun ve yorgun görünüyordu.
•
His face was worn with worry.
Yüzü endişeden bitkin düşmüştü.
Geçmiş Zaman Ortacı
giymiş, takmış
past participle of wear
Örnek:
•
He had worn the same shoes for years.
Yıllardır aynı ayakkabıları giymişti.
•
The path was well worn by many footsteps.
Yol birçok ayak iziyle iyi aşınmıştı.