walkabout kelimesinin Türkçe anlamı
walkabout İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
walkabout
US /ˈwɑː.kə.baʊt/
UK /ˈwɔː.kə.baʊt/
İsim
1.
walkabout, yürüyüş
a journey on foot, especially one taken by an Australian Aboriginal person in order to live in the traditional manner
Örnek:
•
He went on a walkabout to reconnect with his ancestral lands.
Atalarının topraklarıyla yeniden bağlantı kurmak için bir walkabout'a çıktı.
•
The documentary explored the spiritual significance of the Aboriginal walkabout.
Belgesel, Aborjin walkabout'unun ruhsal önemini araştırdı.
2.
halkla buluşma, gezinti
an informal stroll or tour, especially by a public figure to meet people
Örnek:
•
The Queen often takes a walkabout to greet the public.
Kraliçe, halkı selamlamak için sık sık bir halkla buluşma yapar.
•
The politician's walkabout in the market was well-received.
Siyasetçinin pazardaki halkla buluşması iyi karşılandı.