veneer kelimesinin Türkçe anlamı
veneer İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
veneer
US /vəˈnɪr/
UK /vəˈnɪər/
İsim
1.
kaplama, kontrplak
a thin decorative covering of fine wood applied to a coarser wood or other material
Örnek:
•
The antique cabinet had a beautiful walnut veneer.
Antika dolabın güzel bir ceviz kaplaması vardı.
•
They used a cheap wood with a high-quality veneer to make the table.
Masayı yapmak için ucuz bir ağaç ve yüksek kaliteli bir kaplama kullandılar.
2.
görünüş, örtü
an attractive outer appearance that is used to conceal something unpleasant or undesirable
Örnek:
•
Beneath his calm veneer, he was extremely nervous.
Sakin görünüşünün altında son derece gergindi.
•
The city's modern architecture provided a thin veneer over its historical problems.
Şehrin modern mimarisi, tarihi sorunlarının üzerine ince bir örtü seriyordu.
Fiil
1.
kaplamak, kontrplakla kaplamak
cover (something) with a decorative layer of fine wood or other material
Örnek:
•
They decided to veneer the old table with a new layer of oak.
Eski masayı yeni bir meşe tabakasıyla kaplamaya karar verdiler.
•
The cabinet doors were veneered with exotic wood.
Dolap kapakları egzotik ahşapla kaplanmıştı.
2.
örtbas etmek, gizlemek
to disguise or conceal (something unpleasant or undesirable) with an attractive outer appearance
Örnek:
•
He tried to veneer his true intentions with false promises.
Gerçek niyetlerini sahte vaatlerle örtbas etmeye çalıştı.
•
The company tried to veneer its financial troubles with a positive public image.
Şirket, finansal sorunlarını olumlu bir halk imajıyla örtbas etmeye çalıştı.