underpriced kelimesinin Türkçe anlamı
underpriced İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
underpriced
US /ˌʌn.dɚˈpraɪst/
UK /ˌʌndəˈpraɪst/
Sıfat
düşük fiyatlı, değerinin altında
having a price that is lower than the real value
Örnek:
•
The analyst believes the company's stock is currently underpriced.
Analist, şirketin hisselerinin şu anda düşük fiyatlandırıldığını düşünüyor.
•
This vintage car is underpriced considering its excellent condition.
Bu klasik araba, mükemmel durumu göz önüne alındığında düşük fiyatlı.
Fiil
düşük fiyatlandırmak
past tense of underprice: to set a price that is too low
Örnek:
•
They underpriced their products to gain market share quickly.
Pazar payını hızlıca artırmak için ürünlerini düşük fiyatlandırdılar.
•
The house was underpriced and sold within hours.
Ev düşük fiyatlandırılmıştı ve saatler içinde satıldı.