unconstrained kelimesinin Türkçe anlamı
unconstrained İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
unconstrained
US /ˌʌn.kənˈstreɪnd/
UK /ˌʌn.kənˈstreɪnd/
Sıfat
1.
kısıtlanmamış, sınırsız
not restricted or limited
Örnek:
•
The artist worked with unconstrained freedom.
Sanatçı kısıtlamasız bir özgürlükle çalıştı.
•
His creativity was unconstrained by traditional rules.
Yaratıcılığı geleneksel kurallarla kısıtlanmamıştı.
2.
serbest, doğal
not forced or compelled
Örnek:
•
Her laughter was loud and unconstrained.
Kahkahası yüksek ve serbestti.
•
He spoke with an unconstrained passion.
Kısıtlanmamış bir tutkuyla konuştu.