unbroken kelimesinin Türkçe anlamı

unbroken İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

unbroken

US /ʌnˈbroʊ.kən/
UK /ʌnˈbrəʊ.kən/

Sıfat

1.

kırılmamış, bozulmamış, sağlam

not broken; intact

Örnek:
The vase remained unbroken despite falling from the shelf.
Vazo raftan düşmesine rağmen kırılmamış kaldı.
He returned home with his spirit unbroken.
Ruhu kırılmamış bir şekilde eve döndü.
2.

kesintisiz, sürekli, aralıksız

not interrupted; continuous

Örnek:
The team has an unbroken record of wins this season.
Takımın bu sezon kesintisiz bir galibiyet serisi var.
He maintained an unbroken silence throughout the meeting.
Toplantı boyunca kesintisiz bir sessizlik sürdürdü.
3.

eğitilmemiş, vahşi

(of a horse) not yet tamed or ridden

Örnek:
The cowboy attempted to ride the wild, unbroken mustang.
Kovboy, vahşi, eğitilmemiş mustang'i sürmeye çalıştı.
The ranch specialized in training unbroken horses for various disciplines.
Çiftlik, çeşitli disiplinler için eğitilmemiş atları eğitmeye odaklanmıştı.