ultramarine kelimesinin Türkçe anlamı

ultramarine İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

ultramarine

US /ˌʌl.trə.məˈriːn/
UK /ˌʌl.trə.məˈriːn/

İsim

ultramarin

a brilliant deep blue pigment originally obtained from lapis lazuli, or a synthetic form of this pigment

Örnek:
The artist used pure ultramarine to paint the sky.
Sanatçı gökyüzünü boyamak için saf ultramarin kullandı.
The painting featured rich shades of ultramarine and gold.
Tablo, zengin ultramarin ve altın tonlarına sahipti.

Sıfat

ultramarin, koyu mavi

of a brilliant deep blue color

Örnek:
The sky was an intense ultramarine after the storm.
Fırtınadan sonra gökyüzü yoğun bir ultramarin rengindeydi.
She wore a dress of a striking ultramarine hue.
Çarpıcı bir ultramarin tonunda bir elbise giymişti.