trump kelimesinin Türkçe anlamı

trump İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

trump

US /trʌmp/
UK /trʌmp/

İsim

1.

koz

a playing card of the suit that has been declared to rank above the others, able to win a trick containing any other suit

Örnek:
He played a trump and won the trick.
Bir koz oynadı ve eli kazandı.
Spades are trump in this round.
Bu turda maça koz.
2.

koz, avantaj

a valuable resource that may be used to gain an advantage

Örnek:
Her experience in the field was a major trump.
Alanındaki deneyimi büyük bir kozdu.
Having a good education can be a real trump in the job market.
İyi bir eğitim, iş piyasasında gerçek bir koz olabilir.

Fiil

1.

kozla almak

play a trump card on (a trick of another suit)

Örnek:
I had to trump his ace to win the hand.
Eli kazanmak için asını kozla almak zorunda kaldım.
She decided to trump his queen with her king.
Kraliçesini kendi papazıyla kozla almaya karar verdi.
2.

gölgede bırakmak, üstün gelmek

surpass (something) by saying or doing something better

Örnek:
He tried to trump my story with an even wilder one.
Benim hikayemi daha da çılgın bir hikayeyle gölgede bırakmaya çalıştı.
Her latest achievement will certainly trump all her previous successes.
Son başarısı kesinlikle önceki tüm başarılarını gölgede bırakacak.