tingle kelimesinin Türkçe anlamı
tingle İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
tingle
US /ˈtɪŋ.ɡəl/
UK /ˈtɪŋ.ɡəl/
Fiil
1.
karıncalanmak, ürpermek
to feel a slight prickling or stinging sensation
Örnek:
•
My fingers began to tingle from the cold.
Parmaklarım soğuktan karıncalanmaya başladı.
•
A strange sensation made her skin tingle.
Garip bir his cildini karıncalandırdı.
2.
karıncalandırmak, ürpertmek
to cause a slight prickling or stinging sensation in someone or something
Örnek:
•
The cold air tingled her cheeks.
Soğuk hava yanaklarını karıncalandırdı.
•
The exciting news tingled her with anticipation.
Heyecan verici haber onu beklentiyle karıncalandırdı.
İsim
karıncalanma, ürperti
a slight prickling or stinging sensation
Örnek:
•
She felt a strange tingle in her arm.
Kolunda garip bir karıncalanma hissetti.
•
A tingle of excitement ran through her.
Bir heyecan karıncalanması içinden geçti.