superannuated kelimesinin Türkçe anlamı

superannuated İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

superannuated

US /ˌsuː.pɚˈæn.ju.eɪ.t̬ɪd/
UK /ˌsuː.pərˈæn.ju.eɪ.tɪd/

Sıfat

1.

eskimiş, modası geçmiş, köhne

obsolete or outdated due to age or new developments

Örnek:
The factory was full of superannuated machinery that needed to be replaced.
Fabrika, değiştirilmesi gereken eskimiş makinelerle doluydu.
His ideas on education were considered superannuated by modern standards.
Eğitim hakkındaki fikirleri modern standartlara göre eskimiş kabul edildi.
2.

emekli, yaşlılıktan dolayı işten çıkarılmış

retired or discharged from service with a pension due to age or infirmity

Örnek:
The professor, now superannuated, spent his days writing memoirs.
Şimdi emekli olan profesör, günlerini anı yazarak geçiriyordu.
Many of the older employees were superannuated and replaced by younger staff.
Yaşlı çalışanların çoğu emekli edildi ve yerlerine genç personel alındı.