strangling kelimesinin Türkçe anlamı
strangling İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
strangling
US /ˈstræŋ.ɡlɪŋ/
UK /ˈstræŋ.ɡlɪŋ/
İsim
boğma, boğulma
the act of killing or harming someone by squeezing their throat
Örnek:
•
The police are investigating a case of strangling.
Polis bir boğma vakasını araştırıyor.
•
He was found guilty of strangling his victim.
Kurbanını boğmaktan suçlu bulundu.
Sıfat
boğucu, sıkıcı
causing a feeling of being suffocated or restricted
Örnek:
•
The tight collar felt strangling around his neck.
Sıkı yaka boynunda boğucu bir his veriyordu.
•
The oppressive atmosphere was strangling his creativity.
Baskıcı atmosfer yaratıcılığını boğuyordu.