"squeeze in" kelimesinin Türkçe anlamı

"squeeze in" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

squeeze in

US /skwiːz ɪn/
UK /skwiːz ɪn/

Deyimsel Fiil

1.

zaman ayırmak, araya sıkıştırmak

to manage to find time for something or someone, even though you are very busy

Örnek:
I'll try to squeeze in a quick workout before work.
İşten önce hızlı bir antrenman için zaman ayırmaya çalışacağım.
Can you squeeze in an appointment for me tomorrow?
Yarın benim için bir randevu sıkıştırabilir misiniz?
2.

sıkıştırmak, sığdırmak

to fit into a small space with difficulty

Örnek:
We managed to squeeze in one more chair at the table.
Masaya bir sandalye daha sıkıştırmayı başardık.
All five of us had to squeeze in the small car.
Beşimiz de küçük arabaya sıkışmak zorunda kaldık.