spoilt kelimesinin Türkçe anlamı
spoilt İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
spoilt
US /spɔɪlt/
UK /spɔɪlt/
Sıfat
1.
şımartılmış
harmed or damaged in character by being treated too leniently or indulgently
Örnek:
•
The child was completely spoilt by his grandparents.
Çocuk büyükannesi ve büyükbabası tarafından tamamen şımartılmıştı.
•
She's a very spoilt girl who always gets her way.
O, her zaman istediğini elde eden çok şımartılmış bir kız.
2.
bozulmuş
(of food or other perishable items) made unfit for consumption or use
Örnek:
•
The milk was spoilt because it was left out of the fridge.
Süt buzdolabının dışında bırakıldığı için bozulmuştu.
•
The fruit was spoilt by the long journey.
Meyve uzun yolculuktan dolayı bozulmuştu.
Geçmiş Zaman Ortacı
bozulmuş, şımartılmış
past participle of spoil
Örnek:
•
The surprise was spoilt by an early announcement.
Sürpriz erken bir duyuruyla bozuldu.
•
His chances of winning were spoilt by a last-minute mistake.
Kazanma şansı son dakika hatasıyla bozuldu.
İlgili Kelime: