splinter kelimesinin Türkçe anlamı
splinter İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
splinter
US /ˈsplɪn.t̬ɚ/
UK /ˈsplɪn.tər/
İsim
1.
kıymık, parça
a small, thin, sharp piece of wood, glass, or similar material broken off from a larger piece
Örnek:
•
I got a splinter in my finger from the old wooden fence.
Eski ahşap çitten parmağıma bir kıymık battı.
•
Be careful not to get a glass splinter from the broken bottle.
Kırık şişeden cam kıymığı batmamasına dikkat et.
2.
ayrılıkçı grup, fraksiyon
a small, sharp piece of something that has broken off from a larger whole, especially a group or organization
Örnek:
•
The political party began to splinter into smaller factions.
Siyasi parti daha küçük gruplara ayrılmaya başladı.
•
A small splinter group broke away from the main organization.
Küçük bir ayrılıkçı grup ana organizasyondan koptu.
Fiil
1.
kıymıklanmak, parçalanmak
break or cause to break into small sharp fragments
Örnek:
•
The old wooden beam began to splinter under the heavy weight.
Eski ahşap kiriş ağır yük altında kıymıklanmaya başladı.
•
The impact caused the glass to splinter into a thousand pieces.
Çarpma, camın bin parçaya ayrılmasına neden oldu.
2.
bölünmek, ayrılmak
divide into smaller, distinct groups
Örnek:
•
The organization began to splinter after disagreements among its leaders.
Liderleri arasındaki anlaşmazlıklar sonrası örgüt bölünmeye başladı.
•
The movement threatened to splinter into several smaller groups.
Hareket, birkaç küçük gruba ayrılma tehdidi altındaydı.
İlgili Kelime: