smuggled kelimesinin Türkçe anlamı
smuggled İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
smuggled
US /ˈsmʌɡ.əld/
UK /ˈsmʌɡ.əld/
Fiil
kaçırmak, gizlice sokmak
to move (goods) illegally into or out of a country
Örnek:
•
They were caught trying to smuggle drugs across the border.
Sınır ötesine uyuşturucu kaçırmaya çalışırken yakalandılar.
•
He managed to smuggle a small camera into the concert.
Konsere küçük bir kamera sokmayı başardı.
Sıfat
kaçak
moved illegally into or out of a country
Örnek:
•
The police seized a large quantity of smuggled goods.
Polis, büyük miktarda kaçak mal ele geçirdi.
•
Customs officials are always on the lookout for smuggled items.
Gümrük yetkilileri her zaman kaçak eşyaların peşindedir.